Tüysüz Guinea Pig Cinsleri ve Özellikleri

03.04.2024 Aysegül Tunçay


Guinea piglerle tanışan birçok kişi uzun tüyleri, tatlılıkları ve sosyallikleri ile bu evcillere karşı büyük bir sevgi besliyor. Kısa tüylü ginepigler ise kendilerine has tatlılıkları ile kalpleri fethediyor. Peki ya tüysüz guinea pig cinsleri yeterince biliniyor mu? Aslına bakılırsa iki ayrı tüysüz guinea pig cinsi bulunuyor: Skinny Pig ve Baldwin. Skinny Pig tüysüz guinea pig olarak American Cavy Breeders Association tarafından tanınmış değil. Yine de bu iki ginepig cinsinin benzer nedenlerle tüysüz oldukları biliniyor. Spontane gerçekleşen genetik mutasyonlar nedeniyle 40 yıl önce ortaya çıkan tüysüz guinea pig cinsleri, özel bakım gereksinimleri hakkında bilgi sahibi olunmasını gerektiriyor. Bu yazımızda hem tüysüz guinea pig cinsleri hem de bakım süreçleri hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz.

saçında çiçek tacı olan guineapig

Tüysüz Ginepig Cinsleri

Skinny Pig: Neredeyse tamamen tüysüz bir şekilde dünyaya gelen Skinny Pig'lerin ayaklarında, sırtında ve ağız kenarlarında zaman içerisinde az da olsa tüy çıkabilir. Bazılarının ise omuzlarında ve yüzlerinde tüyler görülebilmektedir. Ciltleri yumuşak bir dokuya sahiptir. Skinny Pig'lerin hepsi faklı görünür. Genel olarak çok uysal olurlar ve kucakta zaman geçirmeyi severler. Birçok guinea pig türünden farklı olarak oyuncakları, bölgeleri ya da leziz ödüller için savaşmayı tercih etmezler. Oldukça sakin bir yapıları vardır. Cilt sağlıklarının korunması için ciltlerinin nemlendirilmesi, ideal oranda su ve taze sebze meyve yediklerinden emin olunması gerekir. Onlarla ilgili bilinmesi gereken bir diğer konu, diğer cinslere göre daha fazla yemek yemeleridir. İştahlarının açık olması kafes temizliklerinin önemini belirgin ölçüde artırır.

Baldwin Ginepig: Tüysüz oldukları için sıcak iklimlerde yaşamaları önerilen Baldwin ginepigler, oldukça nadir görülür. Skinny'lerden farklı olarak dünyaya geldiklerinde tüyleri bulunur, zaman içerisinde, yaklaşık 2 ayda bu tüyler tamamen dökülür. Oldukça sesli oldukları bilinir. Nazik tavırları ile nam salan guinea pig türleri arasında yer alırlar. Güvendikleri insanlarla temas etmeyi severler, kucakta zaman geçirebilirler. Tüy bakımına ihtiyaç duymasalar da cilt bakımlarının aksatılmaması son derece önemlidir. Ciltlerinin temiz tutulmasına ve gerektiği takdirde nemlendirilmesine özen gösterilmelidir.

köpük dolu mini küvetin yanında duran guineapig

Tüysüz Ginepig Cinslerinin Bakımı

Hem Skinny Pig hem de Baldwin ginepig sahiplenenlerin dostlarının daha sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürmesi için bakım süreçlerine özen göstermeleri gerekir. Tüysüz ginepiglerin bakımı kapsamında şu rutinler gerçekleştirilmelidir:

  • Tüysüz ginepigler de diğer ginepigler ile aynı besinlere, benzer oranlarda ihtiyaç duyarlar. İdeal kilolarında kalmaları için enerjilerini atmaları gerekir. İstedikleri zaman taze ve kuru otlara, yeşil yapraklı sebzelere, ginepig yemlerine erişmeleri sağlanmalıdır. C vitaminini üretemedikleri için sularına C vitamini takviyesi damlatılması gerekli olabilir. Bu konuda veteriner hekimler gerekli önerileri sunacaklardır.
  • Az önce belirttiğimiz gibi tüysüz ginepig cinslerinin iştahları fazla olabilir ve daha fazla yemek yedikleri bilinir. Bu durum dışkılama sıklıklarını ve dışkı miktarlarını artırmaktadır. Dolayısıyla kafeslerinin temizliğinin kesinlikle ihmal edilmemesi gerekir. Kafeslerindeki kemirgen talaşları her gün, guinea pig kafesleri ve kafes ekipmanları ise haftada bir temizlenmelidir. Kirli kafeslerde cilt enfeksiyonlarının görülme sıklığı artış gösterebilir. Diğer bir deyişle kafes temizliği sağlıklarını desteklemenin olmazsa olmaz yöntemlerinden biridir.
  • Tüysüz ginepiglerin cilt bakımlarına özel bir özen gösterilmelidir. Ciltleri tahrişe ve kurumaya yatkın olur. Ciltleri fazla kuruduğunda ciltlerinin nemlendirilmesi için veteriner hekimlerin de onayı ile adım atılmalıdır. Yine veteriner hekimlerin onayı ile haftada bir kez yıkanmaları tavsiye edilebilir. Su ciltlerini nemli tutmaya yardımcı olabilir, üstelik ciltlerindeki fazla yağ da banyo sırasında temizlenebilir. Banyo yaparlarken ciltlerine zarar verebilecek ürünlerin kullanılmaması esastır.
  • Tüysüz ginepigler sıcağa, soğuğa ve kuru havaya karşı oldukça hassastır. Bu nedenle konumlandırıldıkları alanın sıcaklığı 21,1 - 23,8 derecede tutulmalıdır. Onlar da diğer ginepigler gibi zaman zaman dışarı çıkmak isteyebilirler. Evden dışarıya çıkarılacakları zaman hava sıcaklığının ve koşullarının göz önünde bulundurulması gerekir. Tüyleri olmadığı için güneş ışınları da soğuk da ciltlerine zarar verecektir. Dışarıya çıkarıldıklarında çevredeki hayvanlardan korunmalarına da dikkat edilmelidir.
  • Tüylerinin bulunmaması tırnak uzunluklarının yakından takip edilmesini gerektirir. Tırnakları düzenli olarak kısaltılmadığında kaşınma sırasında ciltlerinde yaralara neden olabilir. Bu yaralar enfeksiyon oluşumuna yol açabilir. Ayda bir kere tırnaklarını kesmek ideal olsa da ginepiglerin tırnakları farklı sürelerde uzayabilir, tırnak uzunluklarının takip edilmesi en doğrusu olacaktır. Beslenmeleri sırasında tükettikleri besinlerin de tırnak uzama hızlarını etkileyebileceği unutulmamalıdır. Tırnakları kesilmeden önce sakin olmaları sağlanmalıdır. Tırnakları kesilirken sağlıklı ödüllerle buluşturulmaları mümkündür.
  • Tüysüz ginepiglerin de diş bakımlarının yapılması gerekir. Ginepiglerin dişleri, özellikle C vitamini bakımından zengin besleniyorlarsa, düzenli olarak uzar. Dişlerinin çok uzamaması gerekir, dişlerinin idealden fazla uzaması diş eti yaralanmalarına ve iştahsızlık başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Diş problemleri ve/veya diş problemleri nedeniyle oluşan sağlık sorunları ile karşılaşıldığı takdirde veteriner hekimlere danışılması gerekir.

siyah renkli tüysüz ginepig

Tüysüz Ginepiglerde Sağlık Sorunları

İyi bir bakım ve sağlıklı besinlerle buluşmaları uzun ve konforlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir. Yine de bazı sağlık sorunlarına yatkın olabildikleri bilinir: Diş sorunları, gastrointestinal sorunlar, cilt hastalıkları ve solunum yolu enfeksiyonları tüysüz ginepiglerde de görülen hastalıklara örnek olarak gösterilebilir.

Ginepiglerde solunum yolu enfeksiyonları, özellikle genç olanlarda, hayati tehlikeye yol açabilir. Yataklarının ve talaşlarının ıslak olması enfeksiyonlara davetiye çıkarabilir. Öksürme, halsizlik, hapşırma, iştahta azalma, burun ve göz akıntısı gibi belirtilerle etkisini hissettiren solunum yolu problemlerini engellemek için dengeli beslendiklerinden, kafeslerinin temizliğinin düzenli yapıldığından, C vitamini alımlarının ideal düzeyde olduğundan ve temiz suya erişebildiklerinden emin olunmalıdır.

Ginepiglerin dişlerinin uzamaması için tükettikleri besinlere dikkat edilmeli, ek olarak dişlerini törpülemelerine yardımcı olacak ginepig oyuncakları temin edilmelidir. Dişleri çok uzarsa diş etlerine ve çenelerine zarar gelebilir. Çiğnerken acı çekmelerine neden olan bu durum genel sağlıkları için de olumsuz sonuçlar doğurabilir. Diş problemleri yaşayan ginepiglerde daha az yemek yeme, kilo kaybı, daha az dışkılama, salya üretiminde artış gözlemlenebilir.

Ginepiglerin bağırsaklarındaki sağlıklı bakterilerin azalması sindirim sistemi sorunları yaşamalarına neden olur. Yeterince lifli yemeleri, C vitamini almaları, taze yeşillikler tüketmeleri bu anlamda önemlidir. Tükettikleri gıdaların bağırsak sisteminden daha yavaş geçmesi ginepiglerde ishal, az dışkılama, iştahta azalma ya da yemek yemekten kaçınma gibi belirtilere neden olabilir. Ginepiglerde gastrointestinal sorunların her zaman önlenmesi mümkün olmasa da riskin azaltılması mümkündür.

Tırnaklarının uzaması, sıcağa ya da soğuğa maruz kalmaları, ciltlerinin çok kuruması gibi bir dizi neden tüysüz ginepiglerde cilt sağlığını tehdit edebilir. Sert yataklar, oyuncaklar ya da diğer ginepiglerle tartışma da ginepiglerin cildine zarar verebilir. Dikkatli olunması, ciltte yara ya da kuruma varsa veteriner hekimlere danışılması ihmal edilmemelidir.

Tüm ginepiglerde görülebilen mantar hastalığının, tüysüz ginepiglerde daha sık oluştuğu bilinir. Ciltlerini koruyan tüyleri bulunmadığından mantar sporları ciltlerine nüfuz edebilir ve enfeksiyona yol açabilir. Mantar enfeksiyonu olan cilt bölgeleri renk değiştirebilir ve/veya kızarık, kabuklu bir görünüme sahip olabilir. Ginepiglerde mantar enfeksiyonu tedavi edilmesi gereken sorunlardan biridir ve tedavi süresi de uzun sürebilir. Diğer ginepiglere ve hatta insanlara bulaşabilir.


Aysegül Tunçay fotoğrafı
Aysegül Tunçay Tüm Yazıları

Uzun yıllardır sağlık, teknoloji, tekstil, kozmetik, evcil hayvan sağlığı ve ürünleri ile ilgili içerik üreten Ayşegül Tunçay Bilcen, sosyal medya yönetimi ve dijital pazarlama alanında da uzmanlaşmıştır. İçerik üretimi ve evcil hayvan bakımı ile ilgili deneyimleriyle Petlebi.com blog sayfasında 2020 yılından beri blog içeriği yazmaktadır.